Skip to content

Verimlilik Arayışı: Nerede Daha İyi Çalışırız?

İş hayatı hızla değişiyor. Teknolojiler, roller, mekanlar… Hepsi sürekli yeniden şekilleniyor. Son yıllarda en çok tartışılan gündemlerden biri de “nerede daha verimli çalışırız?” oldu: evde mi, ofiste mi, yoksa ikisinin karışımı mı?

Bu soru sadece bir mekan tercihinden ibaret değil. Verimlilik; odaklanma, motivasyon, sosyal bağlar, iletişim, iş–yaşam dengesi, dikkat dağınıklığı ve bireysel ritimlerle doğrudan ilişkili bir kavram.

Bu yüzden bugün bu soruyu sadece “evde ya da ofiste olmak” üzerinden değil; “hangi koşullar altında hangi ortam daha verimli olur?” perspektifiyle ele almak gerekir. Çünkü verimlilik, sabit bir yerden değil, çalışma koşullarının bilinçli tasarımından doğar.

Zamanın daha hızlı aktığı bilim insanlarınca kanıtlanmış ve bizler kendimiz için yaşamanın daha fazla bilincindeyken, iş – yaşam dengesini talep eden insanların sayılarının artması, firmaların verimliliği artırmak için esnek politikaları çoğaltması, evden çalışmayı iki taraf için de cazip hale getirmektedir.

Evden çalışma fikri dünya genelinde yaygınlaştı ve fikri daha çok tartışılır hale getirdi. Araştırmalar gösteriyor ki evden çalışma çalışanın stresini azaltırken aynı zamanda motivasyonunu artırıyor. İngiltere işgücünün neredeyse %15’i evden çalışıyor. Teknolojik iletişimin çeşitliliğinin artması, kanalların çoğalması evden çalışmayı daha kolay hale getiriyor.

“Uzaktan Çalışan” kelimesinin yerine “Dijital Göçebe”de kullanılıyorsa, birileri için rüya sayılabilecek evden çalışmanın hem şirketler hem de çalışanlar için avantaj ve dezavantajlarına göz atmakta fayda var. Faydalarına bakacak olursak:

Esneklik

Çalışana saat esnekliği yanında, ortam, ısı, ışık, kıyafet ve bunun gibi pek çok alanda esneklik sağlar. Çalışanın kendine en uygun ortamda ve saatlerde çalışması da çalışanın verimliliğini artırır.

Trafik Stresi Olmayan Bir Gün

İstanbul’da ortalama bir çalışan 2–2,5 saatini yolda geçiriyor. Bu zamanı kendine ayırabilen çalışanın verimliliği de artacaktır.

Dikkat Dağıtıcısız Ortam

Ofis ortamlarındaki önemsiz toplantılar ve gereksiz konuşmalardan uzak, etkili zaman yönetimi yapılması yine verimliliği artıracaktır.

Ev ve Aileye Yakınlık

Özellikle çocuk ve yaşlı bakımı söz konusu ise her an müdahale edebilir olma hissiyatı çalışanın daha rahat bir kafaya sahip olmasını ve böylelikle veriminin artmasını sağlayacaktır.

Kendine Zaman Ayırmak

İş – yaşam dengesini kurabilen çalışan, evden çalışarak zaman kayıplarını minimize ettiğinden dolayı spor yapabilir, daha sağlıklı olabilir; kişisel gelişimine ve hobilerine vakit ayırabilir ve daha donanımlı olabilir; daha sosyal olup, aktivitelere katılıp networkünü geliştirebilir. Kendi için bir şey yapmak insanı her zaman motive eder, verimli hale getirir.

Parasal Tasarruf

Çalışanlar ofis ortamlarında daha şık ve bakımlı olmak için özen gösterirler; evden çalışma kıyafet alışverişini, kuaför masraflarını azaltır. İşe gecikme stresi ile taksiye binmeleri, kişisel aracıyla işe gitme maliyetlerini ortadan kaldırır. Parasal tasarruf sağlayan çalışan, mutlu çalışana dönüşür, verimliliği artar.

Kişisel Gelişim

Kendine zaman ayırabilen çalışanın çeşitli kurs ve gelişim aktivitelerine katılmasının yanı sıra, evden çalışmanın getirdiği kendi kendinin patronu olma yaklaşımı kişide özgüvenin artmasını ve kendini güçlü hissetmesini sağlar.

Çok cezbedici gözüken evden çalışmanın birkaç dezavantajını da sıralamak gerekir:

Kendini Göstermede Zorluk

“Gözden uzak olan gönülden de uzak olur” misali, evden çalışanların işini ve yaptıklarını sunma, pazarlama fırsatı ofiste çalışanlara göre daha sınırlıdır. Terfi imkanındaki riskler çalışanı mutsuz hale getirirken verimliliğini düşürür.

Değişime Uzaklık

Şirketlerde her gün bir şeyler değişmektedir. Personel değişiklikleri olmakta, yeni iş fırsatları doğmakta, rekabette eli güçlendirecek bilgiler ortaya çıkmaktadır. Evden çalışan bu tarz değişikliklere geç ulaşabilir ya da hiç ulaşamayabilir. Kurumuna uzaklaşan çalışanın verimliliği düşer.

Bitmeyen İş

Evden çalışan gerçekten çalıştığını ve yüksek performans ortaya koyduğunu kanıtlamak için çok daha fazla saat çalışıp kendine baskı yapabilir ve bu baskılar strese ve akabinde verimsizliğe neden olabilir.

Yalnızlık Mutsuzluğu

Evlerinde izole çalışanlar hem yöneticilerinden hem de çalışma arkadaşlarından uzaktadırlar. Bu onların iş yeri sosyalleşmesine engel oluşturmakta hem de rekabetçi ortamdan beslenmelerine engel olmaktadır. Yalnızlık, mutsuzluk ve beraberinde verimsizliği de beraberinde getirmektedir.

Dikkat Dağıtıcılar

İş yerindeki dikkat dağıtıcılardan farklı olarak evden çalışan için de dikkat dağıtıcılar mevcuttur. Çocuklar, evcil hayvanlar, ev işleri, evden çalışma felsefesini anlamayan eş–dost ve bunun gibi pek çok konu dikkat dağıtıcı olarak karşımıza çıkmaktadır. Dikkat dağınıklığı ve bunların yönetimi için ekstra çaba iş verimliliği için ciddi bir tehdittir.

İletişim Zorluğu

Uzaktan iletişim kurmak için gerekli donanımın maliyetinin yanı sıra birbirine uzak şirket çalışanlarının birbirini anlaması, geribildirimlerin düzenli verilmesi, anlayışla beraber çözüm için harekete geçilmesi, kısacası empatik yaklaşımı daha azdır. İletişimdeki empati eksikliği verimsizliğin artmasına neden olmaktadır.

Takımdan ve Takım Çalışmasından Uzak Kalış

Şirket çalışanları hep birlikte iş anında ve sonrasında takımlar halinde farklı aktiviteler gerçekleştirirken uzaktan çalışan uzaktan sadece bunların haberlerini alabiliyor ve takımın bir parçası olma keyfinden mahrum olabiliyor. Evden bireysel çalışanlar takım çalışmalarına uzak kaldıkça takım ruhunu yakalamakta zorlanıyor ve desteğe ihtiyaç duyduğunda yanında kimsenin olmaması da verimsizliğe neden oluyor.

Eve Özlem ve Ev Motivasyonundan Yoksunluk

Evden çalışanlarda görülen en ciddi mutsuzluklardan biri, işten dolayı da evde olmasından kaynaklı ev ile işin birbirine karışmasıdır. Her gün işyerinde olma hissi yerine evi işi gibi görmek mutsuzluğa ve verimsizliğe neden olur.

Kendini Bırakma Hali

Evden çalışanlar belirli bir zaman sonra iş saatini geçirip kişisel bakımını erteleyebilirler; bu, motivasyon ve verimlilik kaybına dönüşebilir.

Verimlilik Konusunda Tek Bir Doğru Yok — Bilinçli Seçim Var

Bugün verimlilik tartışması, tek bir doğru cevabı içermiyor: “Ev mi ofis mi?” yerine nerede, nasıl, hangi koşullarda daha verimli olunur? sorusunu sormak daha anlamlı.

Evden çalışmanın esnekliği, işe gidiş–geliş süresini ortadan kaldırması ve iş–yaşam dengesi, birçok çalışan için verimliliği olumlu etkileyebilir. Öte yandan fiziksel ofisin sunduğu yapı, ekip içi etkileşim ve anlık koordinasyon bazı roller için daha verimli sonuçlar doğurabilir. Ve hibrit modeller, ofisin ve evin avantajlarını bir araya getirerek bireysel ve kurumsal performansı dengeleyebilir.

Sonuç olarak verimlilik, sadece mekanla değil, kişisel ritimle, yöneticinin desteğiyle, iletişim kalitesiyle ve rolün doğasıyla ilişkilidir. Bir yerde çalışmak verimliliği otomatik olarak garantilemez. Bilinçli seçim, çalışma düzeninin şartlara göre kurulması ve sürekli geri bildirimle geliştirilmesi verimliliğin gerçek çerçevesini oluşturur.